17 Aralık 2010 Cuma

Aydoğan Ailesi

Ziyaretçilerimize ve onların fotoğraflarına devam ediyoruz. Geçtiğimiz pazar (12.12.2010) Tolga ve Arzu Aydoğan çifti Tılsım'ın ziyaretçileriydi. Tabiki kambersiz düğün olmazdı Tuba ve Kaan'da Tılsım'ı tekrar ziyaret etti. Bu ziyaretin belki en önemli anı Tılsım ilkkez elinde ciddi bir şey tuttu. Aşağıdaki fotoğrafta da görebileceğiniz gibi hediyesine sahip çıktı ve hediyeleri sevdiğini gösterdi :).








3 Aralık 2010 Cuma

Kırklandım

Tılsım Bebek Banyoda :)
Evet doğumumdan itibaren 40x24 saattir nefes aldım ve artık kırklanmaya hak kazandım. Biz ne anlarız adetlerden doğal olarak kızların yarı kırk'ı 19. günde tam kırkı 39. günde yapılırmış olsun biz kırkladık mı kırkladık gerisi önemli değil. Ona kalsa ilk kırk gün annenin de bebeğinde hastalık kapma ihtimali çok yüksek olduğundan dışarıda çıkmaması gerekiyordu biz onu da deldik. Bu zamanda teorik olarak zaten bu mümkün değil doğumdan sonra sık sık hastanelere taşınıyor insan. Her zamanki gibi başınızı şişirdim yine en iyisi sözü fotoğraflara bırakayım. Bütün fotoğraflar halasına (Yeşim'e) aittir bu nedenle Yeşim'in fotoğrafı yok ancak banyodan sonra bir fotoğrafı olsun diye Yeşim ile Tılsım'ı çektik.

Babaanne Tesbih Çekiyor
Çekmeyin Kardeşim
Ohhh...
Ne Güzel Şey Bu Banyo

Galiba Bitti... Tüh ;)
Tılsım Sonunda Halasının Kucağında

Ve tabi kırklamasın da yanında olamayan ancak her fırsatta onu kırklar gibi yıkayan anneannesini de burada unutmuyoruz.

Anneannesi ile Birlikte

2 Aralık 2010 Perşembe

Ayşegül ve Halısı

Blogda gelen hediyelerden bahsetmeyi genel olarak çok tercih etmiyoruz ancak bazı hediyeler var ki hikayeleri olduğundan bahsetmeden yapamıyor insan.
Yukarıda gördüğünüz oyun halısı sadece o kadar değil aslında iki tane yay şeklinde çubuğu ve o çubuk üzerinde çeşitli oyuncaklar olan bir oyun alanı. Kundaktan iki yaşına kadar kullanılabilen bu oyun bizim almayı planladığımız bir üründü. Ayşegül geçtiğimiz bayramda (13-21 Kasım) eşinin yanına Hollanda'ya gitti. Gitmeden önce Ayşegül bize ben Tılsım'a hediye almak istiyorum almayı düşündüğün bir şey varsa alayım dedi bizde oyun halısı alabileceğini söyledik ancak Türkiye fiyatıyla aynı ise alıp boş yere yük etme, buradan alırız sonuçta dedik. Gelelim sadece artık Tılsım'ın şansımı diyelim bizim şansımız diyelim :) Ayşegül Teyzesi Hollanda'dan uygun fiyata fotoğraftaki oyun halısını bulmuş ve almış. 
Gelelim Ayşegül'ün ziyaretine Ayşegül bize geldiğinde Tılsım'ın banyosu henüz bitmişti, biz banyo eşyalarını kaldırırken Tılsım'la Ayşegül Teyzesi ilgilendi ancak bu anları meşguliyetimizden dolayı fotoğraflayamadık. Bir dahaki ziyaretlerinde artık Ayşegül ile Tılsım'ı beraber fotoğraflama fırsatı buluruz.

29 Kasım 2010 Pazartesi

Moralı Ailesi

Kurabiyeli - Kekli Çiçek
Gelelim sabırsız arkadaşım Tuba'ya... Ben bu satırları yazmadan önce ne zaman koyacaksın fotoğrafları çok merak ediyorum diyerek sabırsızlanan sevgili arkadaşım Tuba, eşi Kaan ve Nihan Tılsım'ı ziyaret eden kalabalık ciddi gruplardan biriydi. Aynı gün bir de sürpriz ziyaretçimiz Ayşegül vardı ondan ayrıca bir başlık altında bahsedeceğim. Ziyaretçilerimiz dört kişiydi ancak gönderdikleri hediyelerle teşekkür etmemiz gereken Tuba'nın annesi ve Kaan'ın annesi de aramızdaydı :) Bizi çileden çıkartan ve sürekli Tılsım'ı kucağı tutmak isteyen Tuba Teyzesini 24 Kasım akşamı çok zor zapt ettik arada sepete koy demekten dilimizde tüy bitti ;) İşte yaklaşık 5 gün oldu şu an Tılsım halen kucakta olmak istiyor annesi sepete yatırıyor ama Tılsım ağlayarak kucak istiyor hatta annesi şuan sana boş yere yatak almadık uyu diye aldık diyerek beni güldürüyor. Neyse artık Tuba kızımıza bakmaya gelirsin.
İşte kucaktan inmediği anlardan biri sol tarafta görüyorsunuz. Gelelim Moralı Ailesinin bize getirdiği ve yukarıda fotoğrafını gördüğünüz çiçeğe hep İnternet sitelerinde gezerken çiçeksepeti.com un reklamlarında gördüğüm o meşhur şirin çiçek artık Tılsım'ın sayesinde evimizdeydi. Kaan'ın da dediği sonunda mantıklı bir iş yapmışlar ve çiçekler boşa gitmeyecek :) Çiçeğin üzerindeki kekleri ve kurabiyeleri de afiyetle yedik.

Ayşegül teyzesinin henüz yeni getirdiği çiçeği burnunda oyun halısının üzerinde Nihan ve Tuba teyzeleri Tılsım'la oynarken (solda). Kaan dalmış başka alemlerde (aşağıda sağda), dalma dalma Kaan Allah kısmek ederse çok uzak değil üç ay sonra sende oğlunla uğraşıyor olacaksın.



Arkada Kaan Önde Tılsım'ın Çiçeği :)

Tuba - Tılsım - Nihan






26 Kasım 2010 Cuma

Aydemir Ailesi

Bebeğimiz ilk bayramını geçtiğimiz hafta geçirdi. Henüz el öpemediğinden harçlık veren olmadı :) Yine de Tılsım'ı görmek için bayramı fırsat bilip Abdullah Dayısı ve Ailesi Çayırhan'dan Ankara'ya gelerek kızımıza bayram hediyesi verdiler. Çok güzel bir gece geçirdik tabi Tılsım henüz duygularını dile getiremediğinden aynı şeyin onun içinden geçerli olup olmadığını bilemiyoruz :)
Meltem - Tılsım

Gelelim bu ziyaretin can alıcı kısımlarına. Başta Meltem Tılsım'ı çok sevdiğinden bolca kucağına almak ve hep kucağında kalmasını istedi. Maalesef bu çokta mümkün olmadı çünkü Tılsım'ın çokta fazla kucakta durmaması gerekiyordu.
Gelelim Melis'e, Melis her zamanki sessiz ağır başlı edasıyla Tılsım'ı zaman zaman dokunarak zaman zaman sadece ona bakıp gülerek sevgisini gösterdi. Sonuç olarak Melis'le Tılsım'ın beraber bir fotoğrafını buraya koyamıyoruz. Hatta bu yazıyı yazarken Melis'in eve geldiğini gösteren bir fotoğrafın bile olmadığını fark ettim. Hatırladığım kadarıyla yatak odasında çekilen toplu bir fotoğraf vardı ancak dayımların makinesindeydi eğer o elime geçerse Melis'in gelişinin belgesi olarak buraya koyacağım.
Büyük Dayı - Tılsım

Evet yan tarafta kızım büyük dayısının kucağında görüyorsunuz. Aşağıda fotoğraflarda ise sırasıyla yengesi ve Yıldız ablasının kucağında ve yoğun bir sevgi seli altında :)
Yenge

Yıldız



21 Kasım 2010 Pazar

İlk Ziyaretçiler

Doğumdan sonra hastaneye gelen kalabalığı görünce çevremize kulaktan kulağa kırkından sonra ziyaretlere açık olduğumuzu iletmeye başlamıştık. Tabi ki bazı istisnaların olacağını biliyorduk. Tılsımın göbeği düşene kadar hastanede ziyaret edenlerden başka ziyaretçimiz olmadı. Önceden de belirtiğim gibi ilk banyosu için ilk ziyaretçileri aldık. Takip eden günlerde 5 Kasım da ODTÜ de ki  doktorumuz Bahadır beyi ziyaret ettik. Bahadır doktorun tavsiyesi üzerine hafta sonu daha 14 günlükken dışarı çıkardık ve Tılsım'a hava aldırdık. Bunun anlamı artık ziyaretçi kabul edebiliriz değildi tabi ki ancak bir yandan dışarı çıkarırken bir yandan gelmek isteyene hayır diyemezdik. Amma velakin  hemen Gülşah ve Çağrı bu park gezimizde bizi yakalayıp Tılsım'ı ziyaret etti ve ilk ziyaretçimiz oldular. Çok hatırlamakla birlikte sanırım ertesi günü akşamı Uğur amcası ve Esra teyzesi ziyaretine gelmek istedi ilk uzun boylu ev ziyaretçilerimiz onlar oldu diyebiliriz. Uğur amcası Tılsım büyüyünce ona sürekli hediye alacağını söyledi :) Sonrasında tarihler 13 Kasımı gösterirken benim maalesef calculus sınavı uygulamam ve akabinde kağıt okumam olması nedeniyle evde olmadığım bir günde Tuğba ve Korhan çifti Tılsım'ı ziyaret ettiler. Bu ana kadar gelen ziyaretçilerle fotoğraf çekilmediğimizden burada fotoğraflarını yayınlayamıyoruz. Bundan sonra Dürdane ile birlikte eğer kısmet olursa ziyaretçilerimizle Tılsım'ın fotoğrafını çekip blogda paylaşmaya karar verdik.

17 Kasım 2010 Çarşamba

İlk Banyo

Evet, 1 Kasım 2010 da Tılsım'ın göbeği düştü ve takip eden gün yani 2 Kasım'de Tılsım'ı yıkama kararı aldık. Büyük anneanne, büyük teyzeleri Fulya ve Tülay ve babaanne şuan oturmakta olduğumuz Batıkent'teki evimize sabah erken saatte geldi ve aşağıdaki video da izleyeceğiniz gibi yıkandı.

Videoda sesler çok olduğundan ve birçoğu anlaşılmadığından sessiz olarak videoyu koyuyorum. Üç yerde söylenenler anlaşıldığından oradaki konuşmaların sesi açık bırakılmıştır. Elimizdeki videonun boyutu çok yüksek olduğundan biraz görüntü kalitesinden taviz vererek siteye konulmuştur.

11 Kasım 2010 Perşembe

İlk Görüntüler

Doğumundan kısa süre sonra ilk kez insan içine çıktığı zaman.

7 Kasım 2010 Pazar

Göbeğim Düştü :)

Annenin isteği üzerine konan fotoğraflar...

Göbeği düştükten (1 Kasım) sonra artık doğru düzgün kıyafetler giyebilir hale geldi bu fotoğraflarda göbek düştükte sonra çekilen fotoğraflar.

Fotoğrafların büyük halleri için üzerlerine tıklayın.

Evde ilk zamanlar
(Henüz Göbeğim düşmedi)
Uykum var gidin başımdan :)

Nasıl olmuşum
Durun birde poz vereyim

24 Ekim 2010 Pazar

Fotoğraflarla Tılsım

Fotoğrafların üzerlerine tıklayarak büyük hallerine ulaşabilirsiniz

Necla (Teyze) ve Kemel (Enişte)
Yeşim (Hala)
Tılsım
Yeşim (Hala) Tısım Kucakta :)
Ayşe Abla ve Babaanne (İnci)
Tılsım
Tuba (Hala mı desem Teyze mi desem?) ve Kaan

19 Ekim 2010 Salı

Tılsım İsminin Anlamı

Tılsım 23 Ekim 2010 Saat: 16:50 (Doğumundan Yaklaşık 1 Saat Sonra)


"Tılsım" isminin anlamından önce bu ismi koymaya nasıl karar verdik onu kısaca anlatmakta fayda var. Öncelikli olarak bu isim son 3-4 haftaya kadar hiç aklımıza gelmeyen bir isimdi. Birçok ismi düşündük Berra, İrem, Irmak, Nehir, İdil, Defne ve Hande bunlardan en çok bahsi geçenlerdi ancak he biri için bir beğenmeyen, olumsuz fikir söyleyen oldu bu nedenle zamanla hepsinden soğuduk. Sonra kara kara düşünmeye başladık ta ki bir gece uyurken rüyamda bir kız çocuğuna "Tılsım" diye seslendiğimi duydum. Aslında rüya tam olarak şöyle; bir kız çocuğu çok neşeli bir şekilde oyun oynuyor rüyamda kendimi görmüyordum fakat Tılsım diye ona seslendim  ve tam o bana doğru koşarken uyandım. O an uyuyamayan eşim Dürdane'ye yarı uykulu bir halde Tılsım nasıl bir isim diye sordum. O çok da emin olmayan bir sesle "Yooo" dedi bende iyi fikir değildi değil mi dedim ve uykuma devam ettim. Uyuyamayan eşim kızımızın ismine karar verdim diyerek beni uyandırdı. Ben uyurken Tılsım'ın anlamını internetten araştırmış ve kızımın isimi Tılsım olsun dedi.  Bende yeni fikirleri hemen benimseyemeyen biri olarak bakalım dedim. Gel zaman git zaman ikimizde bu ismi  daha çok alıştık ve kesin kararımızı verdik. Sevdiklerimizin fikirlerinden etkilenmemek için doğum sonrasına kadar kızımızın ismini sevdiklerimizden tılsımlı bir şekilde gizledik. Eşimin uykudan kalktığı sırada yaptığı kısa araştırma sonucunda "Tılsım" isminin anlamı aşağıdaki gibidir.

Dürdane öncelikli olarak baktığı Türk Dil Kurumunun (TDK) kişi adları sözlüğünde yer almamaktaydı ancak bu durum beklenmedik bir durum değildi ve TDK'nın Güncel Türkçe Sözlüğünde (GTS) birinci anlamı "Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç." olarak yer almaktaydı. Bunla yetinmedi farklı kaynaklardan araştırdı ekşi sözlükte yorumlar dahi okudu bir kısmı gerçekten hoşuna gitti. Osmanlıca - Türkçe sözlükler incelendi orada ki anlamları "Herkesin bilip çözemediği gizli şey (gizli sır)." ve "Fevkalâde kuvvet ve te'siri hâiz olan şey." olarak yazılmaktaydı.

 Bizim içinde kızım doğa üstü bir güç...

Hakkımda

Bugün 19 Ekim 2010 annesi Dürdane ve babası Hakan olarak çok yakın bir zamanda dünyaya gelecek olan kızımız adına bu blog'u (internet günlüğü'nü) hazırlamaya karar verdik. Zaman içinde kimi zaman beraber kimi zaman birbirimizden habersiz yazılar ekleyeceğiz. Belki bu yazılara ilerde sadece kızımızı değil birbirimizi de şaşırtacak. Hatta belki de Tılsım okula başlayınca ilk cümlelerini buradan yazacak ve internetten paylaşarak bizi şaşırtacak.