23 Ekim 2011 Pazar

İlk Yaş



Sincabım…
Sincabım diye sevmeye başladım seni
O zamandan belliydi bakışlarının keskinliği, meraklılığın
Çok ama çok güzel bir bebek değildin ama çirkin asla!
Tabi bilemezdik bu kadar da güzel olacağını sonra
Bir gülücüğünle başladı bizle iletişimin daha iki aylıkken
Bir yaşına kadar çığ gibi oldu konuştuğun, sohbet ettiğin insan sayısı
Eee herkesin harcı değil!
Gördüğü herkese sataşmak, şebeklik yapmak
Somurtkanı güldürmek
Üzgünü sevindirmek
Yaşlıyı düşündürmek
Tüm otobüsü kendine baktırmak
Her bineni yerine oturtmak
Her inene el sallamak
2 dakikalık tanışmaların ayrılığında ağlamak
Ve bunun gibi dahası…
Yetmez satırlara inan

Çocuğu olunca insan anlıyor evrenin mucizesini
Her gün farklı bir hayatı yaşıyor
Her güne farklı bir heyecanla bakıyor
Oturdu mu, emekledi mi, anladı mı, konuştu mu,
Yürüdü mü, güldü mü derken
Sayısız heyecan da kapıda bekliyor
Ses tonun mesela nasıl olacak?
Nasıl sesleneceksin acaba bana?

Yeni bir hayat…
Hiç eskitmiyor insanı aksine her gün yeniliyor
Yeni bir hayat… Mutlu bebeğim…

Yeni bir hayatsın dünyaya gelen
Yeni bir hayatın kapılarını açansın
Hep yenilenen bir hayatın olsun
İlk yaşın mutlulukla dolsun

Seni çok seviyorum
Yukarıda yazdıklarımın tam tersi de olsa
Biliyorum ki yine bu kadar severdim.

Annen

Hakkımda

Bugün 19 Ekim 2010 annesi Dürdane ve babası Hakan olarak çok yakın bir zamanda dünyaya gelecek olan kızımız adına bu blog'u (internet günlüğü'nü) hazırlamaya karar verdik. Zaman içinde kimi zaman beraber kimi zaman birbirimizden habersiz yazılar ekleyeceğiz. Belki bu yazılara ilerde sadece kızımızı değil birbirimizi de şaşırtacak. Hatta belki de Tılsım okula başlayınca ilk cümlelerini buradan yazacak ve internetten paylaşarak bizi şaşırtacak.